Archive for Aralık, 2010

Gold Slim – Zayıflama Küpesi

Kilo verme konusunda ciddiyseniz,
•Ancak iradenize yenik düşmekten korkuyorsanız,
•Sadece diyet işe yaramıyorsa,
•Destek almadan başaramayacağınızı düşünüyorsanız,
Gold Slim sizin için biçilmiş kaftan!
Tembelliğe son verin, kilo vermek artık zor değil. Kilo vermeye sadece GOLD Slim küpe takarak başlayabilirsiniz.

Tüm istediğiniz kilo vermekse; iğnesiz akupunktur yönteminin yerine geçen GOLD Slim akupunktur küpesi kullanın.

İğnesiz akupunkturun yerine tercih edebileceğiniz GOLD Slim akupunktur küpelerini kullanarak kilo sorununuzu çözebilirsiniz… Evde, işde, arabada, trende… her yerde… Fazla kilolarınızdan kurtulmak için GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpelerini kullanabilirsiniz… Siz günlük aktivitelerinizi gerçekleştirirken, GOLD Slim akupunktur küpelerinizde kilo vermenize yardımcı olacak… Asla kendinizi aç hissetmeyeceksiniz hem de sinirleriniz bozulmayacak. Artık sizde kilo vermeye sadece küpe takarak başlayabilirsiniz.

Hormonlarınız uzun sürmeden diyetinize alışacak

Ne zaman sıkı bir diyete girseniz, yemeğinizi çok fazla kısıtladığınız için vücudunuz kilo vermeye çalıştığınızı algılamıyor ve sizi aç olarak düşünüyor. Vücut kendi kendini programladığından metabolizma hızınız yavaşlıyor ve doğal olarak kilo vermekte sıkıntı yaşıyorsunuz. Ayrıca vücudunuz onu aç bıraktığınızı düşünerek kendini yağı kasa dönüştürmeye programlar.
GOLDSlim akupunktur küpeleriyle uygulanan tedavi metodunda beyinden gelen açlık sinyalleri bastırılır. Böylece yeme içgüdüsü bloke edilir. GOLDSlim akupunktur küpeleri kullanılırken hormonlarda insülin çıkışında bir azalma saptanmıştır. Bu aynı zamanda iştah azaltan bir etkiye sahiptir. Eğer insülin salgılanması azalmış ise, kan şekeri düzeyi daha dengeli olur. Kan şekeri düzeylerinde ne zaman dengesizleşirse açlık mesajları gönderilmeye başlanır.
GOLDSlim akupunktur küpeleri ile uygulanan tedavinin diğer bir sonucu da vücudunuz rahatlatıcı endorfin üretimi sağlar ve serotonin düzeyini yükseltir. Bu da doğal olarak stresi azaltır, ve dolayısıyla daha az yemek yemeye teşvik ederek kişileri mutlu kılar. Serotonin iştah, uyku, hafıza ve öğrenme kontrolü de dahil olmak üzere insan vücudundaki fonksiyonları sayısızdır. Diğer fonksiyonları ise, ısı regülasyonu, mod, davranış, kardiyovasküler fonksiyonu, kas kasılması, endokrin düzenlenmesi ve depresyonu engellemektir.
GOLDSlim akupunktur küpesi ile kulak tedavisi, doğal metabolizma hızını daha fazla çalıştırarak yağ yakımını kolaylaştırır.

GELENEKSEL İĞNELİ AKUPUNKTURUN DEZAVANTAJLARI

•Akupunktur iğneleri anti bakteriyel etkiye sahip değildir. Bu yüzden mikrobik hastalıklara karşı davetiye çıkarabilirler.

•Randevuları düzenli takip etmek,

•Kişilerin iğneden hoşlanmaması,

•İş veya sosyal hayattan vakit ayırma,

•Yüksek maliyetli olması,

..gibi etkenler bugün iğneli akupunkturun yerine yeni yöntem olarak geliştirilen ve iğneli akupunktur ile aynı etkiye sahip GOLDSlim mıknatıslı akupunktur küpesinin gelişmesini sağlamıştır.

İĞNELİ AKUPUNKTURUN YERİNE GOLD Slim

GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, bilinen geleneksel iğneli akupunktur karşıtı devrimci tekniğe sahip bir uygulamadır.

•GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, iğne kullanmadan kilo kontrolünde akupunktur tedavisinden yararlanabilirsiniz.

•GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, istenilen anda ve ortamda kullanılabilecek nitelikte tasarlanmıştır.

•GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, akupunktur uygulamasının geleneksel uygulayıcıları olan Çinli araştırma ekibi tarafından geliştirilmiştir.

•GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, cilde herhangi bir yan etkisi yoktur.

•GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, etkili kilo kontrolü için kolay ve güvenilir bir tercihtir.

•GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, düzenli kullanımda vücudun doğal savunma sistemini harekete geçirir ve yoksunluk çekmeden kilo kaybını sağlar.

•GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, yemek yeme arzunuzu bastırır.

•GOLD Slim mıknatıslı akupunktur küpeleri, her yaşta ve cinsiyette kullanılabilecek şekilde düşünülmüştür.

•GOLD Slim akupunktur küpeleri, diğer zayıflama programları ile birlikte kullanılabilir.

•GOLD Slim akupunktur küpeleri, stres ve sıkıntınızı azaltarak mutlu bir şekilde kilo vermenizi sağlar.

•GOLD Slim akupunktur küpeleri, iğnesiz kilo vermenin en doğal yoludur.

Gold Slim Zayıflama Küpesi

Gold Slim, Zayıflama Küpesi
Vücutta belirli noktalara iğne batırmak suretiyle çeşitli hastalıkları tedavi etme metodudur. Akupunktur vücut dengesinin yeniden oluşturulması için vücutta bazı özel noktaların uyarılması yoluyla yapılan , ve Çinde 5 bin yıldır hastalık tedavisinde kullanılan , bilimsel bir tedavi yöntemidir.
Acu Slim, AcuSlim. Zayıflama Küpesi.     Akupunktur İğnesi Acı Verir mi?

Bir çok kişinin merak ettiği ve endişelendiği bir durumdur, ama akupunktur neredeyse ağrısız bir tedavi yöntemidir.
İğneler son derece incedir ve genellikle hastaların çoğu iğneleri çok az hissettikleri için şaşırırlar. İğne batırılırken çok hafif bir sinek ısırığı hissi ve sonrasında iğne bölgesinde hafif bir ısınma veya ağırlık hissi ya da uyuşma normaldir ve iğne çıkarılınca ortadan kaybolur.
Bilimsel anlamda Akupunktur ;

Organizmanın kendi bozukluklarını düzeltebilme gücünü harekete geçiren bir bilimdir. Canlı organizmaların fonksiyonel bozukluklarını onarmaya ve hastalıklarını kendi kendine yenmeye yönelik bir savunma mekanizmaları vardır. Örneğin bir kemik kırıldığı zaman kemik uc uca getirilerek sabitlenir yani alçıya alınır ve iyileşmesi beklenir. İşte bu organizmanın kendini onarma gücüdür.
Vücutta varlığı binlerce yıldan beri bilinen bazı noktaları uyararak sözü edilen bu  “bioregüler güç” harekete geçirilir ve kişi kendi vücudunu  n bu özel yeteneği sayesinde iyileşir.
Akupunkturla Hangi Hastalıklar Tedavi Edilmektedir ?

Akupunkturla Tedavi Edilen Hastalıklardan  bazıları ( WHO= Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre ) ;

1-Solunum Yolu Hastalıkları: Astım – Bronşit – Sinüzit – Larenjit – Farenjit – Tonsillit – Soğuk algınlığı

2-Sindirim Sistemi Hastalıkları: Aft – Diş Ağrısı – Gingivit (dişeti yangısı) – Yemek borusu ve kardia spazmı – Gastrit – Ülser – Kabızlık – İshal – Kolit

3-Üro-genital Sistem Hastalıkları: Enüresis nokturna (gece altını ıslatma) – Sistit – Adet düzensizliği – Ağrılı adet -  Kısırlık (infertilite)

4-Endokrin Hastalıklar: Guatr Diabet (şeker hastalığı)
Cilt Hastalıkları: Akne – Psöriazis (sedef) – Zona ve sekeli – Vitiligo – Ürtiker – Ekzema

5-Nörolojik Hastalıklar: Migren ve diğer baş ağrıları – Fascial paralizi (yüz felci) – Trigeminal nevraji – Dupuytren kontraktörü – Kas hastalıkları – Serebral Palsy – Meniere hastalığı

6-Psikiyatrik Hastalıklar: Stres – Depresyon – Uyku bozuklukları – Psikosomatik hastalıklar – Kekemelik – Tikler

7-Kalp-Damar Hastalıkları: Taşikardi – Ritm bozukluğu – Hipertansiyon – Hipotansiyon

8-Romatizmal Hastalıklar: Romatoid Artrid – Behçet – Lupus – Raynaud hastalığı – Tennis elbow – Artozlar (kireçlenme) – Boyun-bel-diz ağrıları

9-Alışkanlıklar: Sigara Bırakma -  Alkol Bırakma

10-Diğer: Alerjiler -Kronik yorgunluk – Sellülit  -Obesite ( Şişmanlık )

Tags: acu slim, acuslim, akapunktur küpesi, akapunktur zayıflama, akupunktur derneği, akupunktur fiyat, akupunktur fiyatları, akupunktur merkezleri, akupunktur nedir, akupunktur noktaları, akupunktur zayıflama, akupunkturla zayıflama, gold slim, goldslim, murat topoğlu, zayıflama küpesi, Zayıflama Ürünleri

Seo Hocası

www.autocadhocasi.com üzerine açmış olduğu site ile kendisini SEO konusunda zirveye taşıyan Kaan Gülten, bu projenin ardından hazırladığı Seo Hocası (www.seohocasi.com) sitesinde yeni bir uygulamaya imza attı. Webmasterlar, sitelerinin arama motorlarında üst sıralara çıkmasını ve bu arama motorlarından hit almayı beklerler. Sitelerine gelen hitler, webmasterın siteye verdiği emeğin karşılığını alması niteliğindedir. Siteye giren internet kullanıcısı sayısı ne kadar çok olursa, gerek reklamlarda gerekse diğer yollardan para kazanılması mümkündür.
Hit almanın en iyi yolu ise güzel yapılandırılmış SEO ayarlarıdır. SEO = Hit olarak düşünebileceğimiz bu sistem, gerekli analizler sonrasında uygun şekilde yapılandırılabilir. Yazımın başında belirttiğim Kaan Gülten isimli SEO hocamız, açmış olduğu SEO Hocası isimli siteyle birlikte biz site sahiplerini SEO konusunda kurtarıyor. Hiç bir ücret almadan SEO analizini yapmamızı sağlayan araç, Adan Zye ayrıntılı bir şekilde önümüze rapor sunuyor. Bu raporda nelerin yapılması gerektiği ve bizim sitemizde ne durumda olduğu belirtiliyor..

Horlama -Horlama Tedavisi

Uykuda nefes durması yaşayan insanlarda, felç, şeker, kalp krizi ve yüksek tansiyon gibi hastalıkların görülme riski çok yüksek.

Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Nöroloji Uzmanı ve Uyku Merkezi Sorumlusu Dr. Abdurrahman Neyal, 2 yıl önce hizmete giren uyku merkezinin Avrupa Uyku Birliği’nden “Akreditasyon Belgesi” aldığını belirterek, bu belgeye sahip Türkiye’de 28 kuruluş bulunduğunu söyledi.

Bu süre içinde hasta sayısının artmasıyla yatak kapasitesinin de arttığını anlatan Neyal, bu yıl uyku ve horlama problemi yaşadığını belirten bin 200 hastanın merkezlerine başvurduğunu, muayene ettikleri bu hastalardan yüzde 40′ına uyku bozukluğu veya horlama teşhisi koyduklarını bildirdi.

İnsanların yaşamlarının üçte birini uykuda geçirdiğini ifade eden Neyal, “Aç ve susuz yaşamak nasıl mümkün değilse, uyumadan da yaşamak mümkün değil. Uykusuzlukta; gerginlik, sinirlilik, zamanı bilememe, hayal görme, kekeleme, konuşulanları anlayamama gibi belirtiler ortaya çıkmaktadır. Daha sonra ellerde titreme, vücutta yanma ve ağrılar, görme bozuklukları olmaktadır” diye konuştu.

Horlamak bir kusur değil ciddi bir hastalık

Halk arasında horlamanın derin uyku belirtisi gibi düşünüldüğünü ancak bunun tamamen yanlış olduğunu ifade eden Dr. Abdurrahman Neyal, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Şiddetli ve sürekli horlama, uyku-apne sendromu olarak isimlendirilen ve hayati tehlike oluşturan hastalığın en önemli belirtisidir. Horlama uykuda solunumun bozuk olduğunun önemli bir habercisidir. Uyku-apne sendromu olan hastalar gece düzenli nefes alamazlar, bunun sonucu olarak dokulara yeterli oksijen taşınamaz, ertesi gün yorgun ve uykulu olurlar. Horlayan insan aslında uyuyamaz, horlama yüzünden beyin sürekli çalışır ve bu sebepten dolayı da insanlar düzensiz uyku problemi yaşar.

En sağlıklı uyuma şekli ‘derin uyama’ tarzıdır. Rüyalar bile derin uykuda görülür. Apnelerin varlığı hipertansiyon, kalp yetmezliği, kalp krizi, şeker, yüksek tansiyon ve felç gibi hastalıklara neden olabilmektedir. Uyku-apneleri olan hastalar bazen uygunsuz yerlerde uyuya kalabilmekte, iş ve özel hayatlarında uykululuk nedeniyle ciddi problemler yaşayabilmektedirler. Zaman zaman direksiyon başında da uyuyan bu hastaların, normal insanlara göre 2-3 misli daha fazla trafik kazası yaptığı yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur.” Neyal, uyurken horlamanın bir kusur olmadığını aksine önemsenmesi ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık olduğuna dikkati çekti.

Uykuda nefes durması ve uyku bozukluğu gibi rahatsızlıkların çok sık görüldüğünü ifade eden Dr. Neyal, bu hastalıkların önemli sebeplerinden birinin beslenme bozukluğu, ikincisinin de aşırı kilodan kaynaklandığına dikkati çekti. Dr. Abdurrahman Neyal, tıp literatüründe 80 çeşitten fazla uyku bozukluğu türü bulunduğunu ifade ederek, düzenli uyku konusunda şu uyarılarda bulundu:

“Yeterli süre uyumanıza rağmen gün içince yorgun ve uykusuz oluyorsanız, akşam saatlerinde veya yatağa girdiğinizde bacaklarınızda isimlendiremediğiniz huzursuzluk hissediyorsanız, gece bacaklarınıza kramp giriyorsa, yatakta sürekli bacaklarınızı hareket ettirmek zorunda kalıyorsanız, gece uykudan nefes alamama hissi ile uyanıyorsanız, uykuda nefesinizin durduğu söyleniyorsa, horlamanızın yan odalardan duyulacak kadar şiddetli olduğu söyleniyorsa, sabahleyin yorgun ve baş ağrısı ile uyanıyorsanız, gece uykunuzdan bağırarak ve korku ile uyanıyorsanız, uykululuk nedeniyle uzun süre araba kullanamıyorsanız, çok sık rüya görüyorsanız, gece uykudan uyanıp yemek yemeniz varsa uyku ile ilgili hastalığınız olabilir. Bu durumda mutlaka doktorunuza başvurun.”

Sertleşmeme – Erken Boşalma

ERKEKTE EREKSİYON ZORLUĞU VEYA İKTİDARSIZLIK

Penisin ilişkiye girecek kadar sertleşmemesinde ve sürekli hale gelmesinde ereksiyon zorluğunda iktidarsızlık söz konusu olmaktadır. Fiziksel yada psikolojik nedenlerden dolayı meydana gelir.Bu nedenle bu iki grup altında i ncelenmelidir.

FİZİKSEL NEDENLER:

Nörolojik nedenler, vasküler sistemlerdeki bozukluklar nedeni ile, ürolojik nedenler, metabolik sistemler. Örneğin diyabet, tansiyon, kolestrol gibi, yaşın ilerlemesi ile ilgili sorunlar ve hormonal sistemlerdeki sorunlar (örneğin erkekte testerogen hormonu eksikliği cinsel isteği azaltıyor) sayılabilir.

PSİKOLOJİK NEDENLER:

Aşırı alkol, yeni bir ortam ve eş, aşırı yorgunluk, yeterince zihinsel olarak kanalize olamama, eşler arasındaki gecimsizlik, iletişim kopuklukları, aldatma nedeni ile suçluluk duygusu, tecrubesizlik

Nedenler arasında sayılmakta

EREKSİYON SORUNUNA ÇÖZÜMLER

Psikolojik sorunlarda doktorun önereceği ilaçlar soruna çare olabilmektedir veya Psikolojik danışmanlar ile bu konu konuşarak halledile bilinmekte. Sorun norolojik ve ve sinirsel kökenli olduğunda penis içine iğne ile tedavi yöntemi uygulanıyor. Hastaya öğretilerek ilişki öncesi yapılması sağlanıyor yaklaşık 5~10 dakika sonra etkisi görülüyor. Penis sertleşiyor. Yaklaşık 1 saat ereksiyon durumunda kalabiliyor

PGE1 denilen ilaç grubundaki ürünler jel şeklinde ve idrar kanalına sıkılıyor veya enjekte ediliyor.İğnelerle ayni etkiye sahip ve yan etkisi iğnelere nazaran daha az ve fiyatları daha pahalı. Ağızdan alınan ilaçlar: Viagra türü ilaçlar. Doktor kontrolünde alınmalıdır. Yan etkileri, yaş durumuna göre artabilir.Vakum terapi yapılabilir veya protez takılabilir.

SPERM SAYISI NEDİR NE KADAR OLMALIDIR?

Miktarı 4cc civarında rengi grimsidir. Erkek boşaldığında sperm sayısı 150 – 250 milyon civarındadır. Spermin sayısının çokluğundan ziyade spermlerin hareketliliği önemlidir. En az yüzde 60 hareketlilik gereklidir

ERKEN BOŞALMA NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

Erkek cinsel birleşme sırasında istemeden boşalma gerçekleşiyorsa erken boşalma da söz konusundur. Suresi kişiden kişiye değişmektedir: İlişki baslar başlamaz veya cinsel ilişki başlamadan bile boşalma söz konusu olabilir. Çoğunluk ilişki baslar başlamaz ilk 2 ila 3 dakika içinde istem dışı boşalma yasıyorlar

Yapılan muayenelerde ve testlerde herhangi bir fiziksel bulgu bulunamayabilir sorun genellikle psikolojik kaynaklıdır.

ERKEN BOŞALMA NEDENLERİ NELERDİR?

Psikolojik sebepler
Yeni bir eş,
Evlilik öncesi cinsel ilişki
Yasak ilişki nedeniyle suçluluk duygusu,
Aldatma nedeni ile ese karşı duyulan suçluluk duygusu
Cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma korkusu
Hamile bırakma korkusu
Tecrübesizlik
Sevişme öncesi yaşanan stresli bir durum, (kavga vs..)
Yetersizlik endişesi
Aşırı yorgunluk
Korku
Aşırı uyarılma
Aşırı alkol

ERKEN BOŞALMA NASIL ÖNLENEBİLİR ?

Çiftler psikolojik bir danışmandan yardım isteyebilirler. Ayrıca ufak bir takım detaylarda erken boşalma konusunda yardımcı olabilir. Nedenler tespit edildiği takdirde zaten sorunu giderici davranışlarda bulunmak yeterli olacaktır. Danışmanların verdikleri taktiklerde zaten endişe ve sıkıntıları yok etme yönünde olacaktır. Bu arada yardımcı olarak erkeğin prezervatif kullanması önerile bilinir. Kadın sevişme sırasında erkeğe yardımcı olmalı cinsel ilişkide fazla heyecan ve doruk noktasına yakın ilişkiyi yavaşlatarak yada durarak boşalmayı önliyebilir.. Sık sık dinlenerek durarak yapılan sevişmeler bir müddet sonra erkeğin kendini kontrol etmesine yardımcı olabilir

Bunun dışında erkek boşalma noktasına geldiğinde esi penisin dip kısmını birkaç saniye sureyle sıktığında boşalmayı yine önlenebilir.

PROSTAT NEDİR ?

Hastalık yapıcı birtakım mikroorganizmalar idrar kanalından yukarı çıkarak erbezine ulaşır ve burada ağrılara neden olur.Prostat erbezlerinin iltihaplanmasıdır.Bağırsaklarda bulunan kolon basili denilen bir bakteri de prostata neden olmaktadır.

PROSTATIN NEDENLERİ

Uzun süre yalnız yasama
sürekli oturarak çalışma nedeniyle genital organlara kan oturması
Sürekli eş değiştirme
Cinsel ilişki sırasında prezervatif kullanmamak
Genital organların temizliğine yeterince önem vermemek
Uzun sureli bağırsak hareketsizliği prostata neden olabiliyor.

PROSTATIN YAŞLA BİR İLGİSİ VAR MI ?

Eskiden 45~50 yaşları arasında ortaya çıkan bir hastalık olarak görülen prostat hastalığı günümüzde 40 yaşın altındaki erkeklerde de de rastlanmaktadır. Uzun süreli oturarak çalışmaktan doğan genital bölgelere kan oturması neticesinde oluşan ısı artışı mikropların üremesine neden olur. Bu nedenle her yasta yakalanmak mümkün olmaktadır

PROSTATIN TEDAVİSİ NE OLMALIDIR ?

Doktor muayeneden sonra Antibiyotiklerle tedavi uygulamasına geçer. Prostatın neden olduğu sebebe göre antibiyotiğin yanı sıra ateş düşürücü ve bağırasak çalıştırıcı ilaçlar verebilir.

PROSTATA YAKALANMAMAK İÇİN NELER YAPMALIYIM ?

Alkol kullanımını en aza indirin,
Fazla tuz kullanmamaya gayret edin
Az yağlı bol lifli yiyeceklere tüketin.Düzenli yemek yiyin
Sebze ve meyve tüketimini çoğaltın
Destekleyici ek vitamin ve mineraller alın.A ve E vitaminlerine özellikle dikkat edin
Fazla cinsel ilişkide az ilişki kadar tehlikelidir..Düzenli seks prostatı önleyebilir.

Masaj- CE8 Herbal Lotion rahatlatıcı masaj losyonu

CE8 Herbal Lotion rahatlatıcı bir masaj losyonudur. Eklem ve kas ağrılarında, bel, boyun ağrılarında, romatizman ağrılarında, omuz ağrılarında, kas spazmlarında, incinme, burkulmalarda, darbe ağrılarında, kramplarda ve kireçlenme için yardımcı losyondur.

Ürün İçeriği

Sesamum indicum – Susam
Abies balsamae – Pelesenk
Nigella Sativa – Çörek otu
Thymus vulgaris – Kekik
Rosmarinus officinalis – Biberiye
Mentha piperita – Nane
Cinnamonum camphora – Kafur
Oleum terebentinae – Çam esansı

CE8 Herbal Lotion’u kullanmadan önce sürülecek bölgenin ılık su ile temizlenmesi ve eğer gerekirse çok şiddetli ağrılarda bir havlu ile bölgenin sarılması etkisini daha da arttıracaktır.

UYARI: CE8 Herbal Lotion alkol ve kimyasal maddeler içermediğinden bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur. İlaç değildir. Haricen kullanılır.Masaj Losyonudur.

Horlama – Horlama Yastığı

Normal erişkin insanların en az %45′i zaman zaman horlamaktadır. %25′i sürekli olarak horlamaktadır. Horlama problemi en sık şişman erkeklerde görülür ve yaşla birlikte her geçen gün artar.

A.B.D. de 300 den fazla firma horlamaya karşı cihaz geliştirmiştir. Bazı modeller pijama arkasına tenis topu yapıştırmak gibi eski bir modelin modifikasyonlarıdır (Sırt üstü yatarken horlama daha çok artar.). Çene ve boyun askıları, boyunluklar ve ağız içine yerleştirilen cihazlar hiçbir yarar sağlamamıştır. Horlama sesi ile çalışıp hastayı uyandıran elektronik cihazlar bulunmuştur. Bütün bunlar hastanın horlamadan uyuma alıştırmaları olarak düşünülmüştür. Ancak maalesef horlama kişinin kontrolünde olmayan bir problem olup tüm bu cihazlar hastayı sadece uyutmamaya yöneliktir.

HORLAMANIN NEDENİ NEDİR?

Ağız ve burun arkasındaki hava yolunda darlık olduğunda ortaya çıkan gürültü biçimindeki sese horlama denir. Dilin arkası ve yumuşak damak ve küçük dilin olduğu kısmın genizle birleştiği bölge kendiliğinden daralabilen bir bölgedir. Bunlar birbirleri üstüne geldiğinde solunumla birlikte titreşmekte ve horlama ortaya çıkmaktadır. Horlayan biri aşağıdaki problemlerden en az birine sahiptir.

  1. Dil ve boğaz kasları gerginliği azalmıştır. Gevşek kaslar sırt üstü yatınca dilin boğaz arkasına doğru kaymasına engel olamaz. Bu olay alkol yada ilaç alarak gevşemiş birinin uykusunda kas kontrolünün kaybolması ile ortaya çıkar. Bazı insanlarda uykunun derin fazında gevşemeye bağlı olarak yine horlama görülebilmektedir.
  2. Boğazdaki dokuların aşırı büyük olması. Büyük bademcik ve geniz eti çocuklarda en sık rastlanan horlama nedenidir. Şişman insanlarda kalın boyun dokusu sebep olarak gösterilir. Kist ve tümörlerde nadir olarak bu yolla horlama yapabilmektedir.
  3. Yumuşak damak ve küçük dilin aşırı sarkık ve uzun olması boğaza doğru hava yolunu daraltır. Hava yoluna sarktığı için bir valv gibi horlamaya neden olur.
  4. Burun tıkanıklığı olan kişi havayı almak için genizde aşırı vakum yaratır. Bu vakum boğazda kollabe olabilen dokuları hava yoluna doğru çeker. Böylelikle burun açık iken horlamayan kişide horlama görülmeye başlar. Bu durum neden bazı insanların sadece allerjik dönemlerde veya grip, sinüzit olduğu zamanlarda horladığını izah etmektedir. Burun deformasyonları bu tip burun tıkanıklığı nedenleri olarak bilinir. Deviasyon burun orta bölmesinin yan taraflara taşması olarak tanımlanır. Burun içi deformasyonları içinde en sık rastlanılanıdır.

HORLAMA CİDDİ BİR SORUN MUDUR?

Sosyal olarak evet! Bu aile yaşamında ciddi bir şekilde tehdit eder. Horlayan kişi alay konusu olur. Ailenin diğer bireyleri için uykusuz gecelerin sorumlusu tutulur. Horlayan kişi tatil ve iş gezilerinde istenilmeyen oda arkadaşı olur. Tıbbi olarak evet! Kişinin kendine verdiği zarar daha büyüktür. Dinlenilmeden geçirilen geceler vardır. Aşırı horlayan kişilerde yüksek tansiyon horlamayan kişilere göre daha sık görülür. Horlamanın en ağır formu tıkayıcı tipte horlama hastalığıdır.Uyku apnesi diye bilinen bu hastalıkta şiddetli horlama nefessiz kalınan bir dönemle kesilmektedir. Bu sırada solunum tam durmuştur. 10 saniyenin üzerindeki nefessiz kalma nöbetlerinin bir saat içinde 7 den fazla görülmesi yaşamı ciddi şekilde tehdit eder. Bu durumda doktorunuzun size bir uyku merkezinde inceleme yapılmasını önerecektir. Apneli (nefesin kesilmesi) hastalarda saatte 30-300 defa tıkanmalara rastlanılmaktadır. Böylelikle uykuda kan oksijen düzeyi aşırı oranda düşer. Oksijenin düştüğü bu dönemde kalp kanı daha çok pompalamak zorundadır. Bir süre sonra kalp ritmi bozulurken, yıllar içinde yüksek tansiyon ve kalp büyümesi yerleşir. Tıkayıcı tipte horlama hastalığı olan kişiler uykularının çok az bir kısmında derin uyku fazına geçebilmektedirler. Derin faz gerçek dinlenme için tek yoldur. Dinlenmeden geçirilen gecenin gündüzü uykulu, yorgun ve verimsiz geçecektir. Araba kullanırken yada iş başında uyuklamalar görülecektir.

HORLAMA TEDAVİ EDİLEBİLİRMİ?

Horlamanın bir çok tipi tedavi edilebilir. Erişkin horlayan kişiler için aşağıda sıralana önerilere uyulmalıdır.

  1. İyi bir adele tonusu kazanmak için sportif bir yaşam biçimi seçilmeli.
  2. Horlayan kişiler uyku ilaçları, sakinleştirici ve antihistaminik denilen allerji ilaçlarını uykudan önce almamalı.
  3. Uykudan 4 saat önce alkol almaktan sakınmalı.
  4. Uykudan 3 saat önce ağır yemekten sakınmalı.
  5. Aşırı yorgunluktan sakınmalı.
  6. Uykuda sırt üstü yatmak yerine yana yatmak tercih edilmeli. Eski bir öneri olarak pijama sırtına tenis topu dikmek hala faydalı bir metot dur. Böylelikle sırt üstü uyumaya engel olunur.
  7. Yatağınızın baş tarafı daha yukarıda olacak şekilde tüm yatağınız yaklaşık olarak 10 cm bir tarafa doğru çeviriniz. Bu amaçla yatağınız bir tarafı altına bir tuğla yerleştirmek amacınıza uygun olacaktır.
  8. Evde horlamayan kişilerin sizden önce uykuya geçmeleri için onlara süre tanıyın.

Her pozisyonda horlayan kişiler ağır horlayanolarak isimlendirilir. Bu kişilerin yukarıdaki önerilerden daha fazla yardıma ihtiyaçları vardır.

Horlama kişi ve ailesi için zararlı hale geldiğinde uzman doktorunuz ile görüşmeniz uygun olacaktır. Bu özellikle uyku sırasında nefes alamama problemi olduğunda (Yüksek sesli horlama nefessiz kalma dönemi ile kesilmektedir.) Doktorunuza baş vurmanız daha da önem kazanmaktadır. Horlama hastasının burun, ağız, boğaz ve boynunun detaylı muayenesi yapılmalıdır. Horlamanın boyutu ve horlayan kişinin sağlığını belirlemek açısından uyku laboratuarı çalışmaları değerlidir.

Tedavi şüphesiz tanıya dayanır. Bu allerji veya enfeksiyon tedavisi gibi basit yada bademcik geniz eti veya burun bozukluklarının cerrahi gerektirir biçimdedir. Horlama – Nefessiz kalma hareketli dokuların sabitleştirilmesi ve hava yolunun daha genişletilmesini sağlayan horlama ameliyatlarından başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Buna uvulopalatofarengoplasti ameliyatı (UPPP) adı verilmektedir. Hasta için bademcik ameliyatından çok farklı his vermez. Laser’ın kullanıldığı Laser-assisted uvulopalatoplasti (LAUP) lokal anestezi ile yapılabilen bir başka ameliyattır. Cerrahinin çok riskli veya hasta tarafından istenilmediği durumlarda boğaza basınçlı hava veren maske takarak (CPAP) uyuyabilir. Kronik olarak horlayan her çocuk KBB uzmanı tarafından detaylı olarak muayene edilmelidir. Bademcik ve geniz eti ameliyatının gerekli olduğu durumlarda cerrahi müdahale çocuk sağlığına ve gelişimine çok önemli yararlar sağlayacaktır.

Tütünex Sigarayı Bırakmaya Yardımcı Bitkisel Tablet

Tütünex ile sigarayı bırakmak, artık çok kolaydır Sigara bıraktırıcı. olan tütünex sağlıklı bir yaşam sunmaktadır; Tutunex kullananlar. sigarayı bırakmanın zevkini yaşamaktadır Tutunex %100 bitkisel bir ürün. olduğu için vücuda hiç bir yan etkiside görülmemektedir. Tutunex kullanıcılarının hepsi tütünex i kullandıkları için çok memnundur. Avrupanın , Amerikanın bir numaralı tütün sigara bıraktırıcısı olarak görülen tütünex tir. Metin İlaç güvencesiyle sigara bıraktırıcısı artık Türkiyeye gelmiştir. Tütünex i sizde satın alıp kullanabilirsiniz ve ciğerleriniz rahat olabilir.

Terazi – Arşimet Terazisi Nedir Vikipedi

Arşimet ilkesinde belirtilen itmenin nicel incelenmesini ve bu ilkenin doğrulanmasını sağlayan araç. Bir kefesinden asılı ağırlığın su dolu kaba daldırıldığında terazi dengesini bozması, taşırdığı suyun aynı kefeye eklenmesiyle teraziyi yeniden dengelemesi biçimindeki deneyler için düzenlenmiştir.

Eşit kollu terazi nedir

Kütle (madde miktarı) ölçmeye yarayan bir araçtır.
Düz bir çubuk orta yerinden bir destek üstüne oturtulur. Çubuğun uçlarına keseler asılır. Bir keseye tartılacak maddeyi diğer keseye ölçmede kullanacağınız ölçüt kütleleri koyarsınız böylece denge durumunda miktarını bilmediğiniz maddenin kütlesini ölçersiniz.

Yazar Kasa Rulolarında Reklamlar

Fiş rulolarının arkasındaki reklamlardan oluşan uygulama ile marketler rulo almaktan kurtulurken, çoğu firma da uygun fiyatla reklam yapma imkanına kavuştu.

ANKARA’da bir firmanın başlattığı “yazar kasa rulo reklamcılığı” özellikle rulo masrafı fazla olan marketlerin ilgi odağı oldu. Vesta Grup bünyesinde faaliyet gösteren Marketing Fish, 20 yılı aşkın süredir ABD’de, beş yılı aşkın süredir de Avrupa’da uygulanan “Yazar Kasa Reklamları”nı Türkiye’ye taşıdı.

Grubun Türkiye temsilcisi Kaan Emre, uygulama ile Yönetim Kurulu Başkanları Mustafa Topçu’nun bir yurt dışı gezisinde aldığı “reklamlı fiş” sayesinde tanıştıklarını söyledi.

Ücretsiz dağıtıyorlar

Topçu’nun konuyu kendisine aktarmasının ardından çalışmalara başladıklarını anlatan Emre, “Türkiye’de bu alanda önemli bir boşluk olduğunu fark ettik. Bizden önce bir kaç kez denenmiş ancak başarılı olunamamış. İyi bir piyasa araştırması ile kısa sürede başarıyı yakaladık” dedi.

Uygun fiyatlarla aldıkları reklamları ofset şeklinde fiş rulolarına bastıklarını ve bu ruloları ücretsiz olarak marketlere sunduklarını belirten Emre, böylece mağazaları da büyük bir maliyetten kurtardıklarını kaydetti.

Bir marketin yazar kasa ruloları için yıllık masrafının marketin büyüklüğüne göre, 100 bin lira ile 1 milyon lira arasında değiştiğini anımsatan Emre, şunları kaydetti:

En ucuz reklam yöntemi

“Uygulama bir çok yönü ile önemli avantajlar sağlıyor. Marketler yüz binleri bulan rulo masraflarından kurtulurken, çoğu firma da en ucuz yöntemle reklamlarını yayınlamış oluyor. Bir rulo içerisinde bir reklam minimum 139 adet yayınlanıyor. Bir yerel markette ortalama hafta içi iki kasanın, hafta sonu dört kasanın çalıştığını ve her kasanın günde ortalama iki adet rulo tükettiğini, ayrıca bir yerel marketi Türkiye genelinde günde ortalama bin 100 tüketicinin ziyaret ettiğini düşündüğümüzde, ulaşabilecek potansiyel müşteri sayısının büyüklüğü tartışılamaz.”

Reklamın 7. harikası

YAZAR kasa rulo reklamcılığının, uygulanan tüm reklam mecralarına göre, potansiyel müşteriye en hızlı, reklam hedefine en rahat ulaşan reklamlar olarak kanıtlandığını anlatan Emre, amaçlarının şimdilik İç Anadolu Bölgesi’nde yoğunlaştıkları uygulamayı yurt geneline yaymak olduğunu söyledi.

Bilinen altı ana reklam mecrası bulunduğunun altını çizen Emre, “Yazar kasa rulo reklamcılığı ise bizim için “7. reklam harikası” bunu yaygınlaştırmakta kararlıyız” dedi.

Daha çok kadınların alış veriş yapmasından hareketle özellikle kadınlara yönelik reklamlara ağırlık verdiklerini belirten Emre, ilerleyen günlerde uygulamaya koymaya çalıştıkları, “fişi getir, indirim kazan” yöntemiyle daha fazla kitleye ulaşmayı hedeflediklerini de bildirdi.

İlaç Sektöründe Rant Kavgası Büyüyor….

İnternetten Almayın, Eczaneden, Eczanede Var Olanı Alın!

Eczacılık Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından “İnternetten ilaç almayın” yönünde yapılan açıklama  resmi olmayan bir açıklamadır. Rant kavgasından başka hiç birşey değildir.

Bu açıklamanın halkın sağlığını korumakla bir alakası olmadığını çok rahat bir şekilde görebiliyoruz. İnternetten satılan ürünlere T.C ‘nin Sağlık ve Tarım Bakanlığı izin vermiyormu?.

Verilen mesaj “internetten almayın, eczaneden, eczanede var olanı alın“dır, ve açıklamanın Sağlık Bakanlığı’nın başka bir birimi tarafından değil de, Eczacılık Genel Müdürlüğü UZMANLARI (neden Genel Müdür yapmadı açıklamayı) tarafından yapılmış olması manidardır.

Konuyu açıklamak için önceliklere şunlara değinelim;

Neden Rant Kavgasıdır?

1- İnternet yada televizyon aracılığı ile satılanlar zaten İLAÇ DEĞİLDİR, ilacı zaten eczaneler satmaktadır, internetten yada televizyondan satılanlar “Bitkisel Gıda Takviyesi” yada “Kozmetik” ürünüdür.

Bu ürünleri herhangi bir bakkal, market yada aktar satabilir. Çünkü bu ürünler; İkisi birlikte tüketildiğinde besin zehirlenmesine yol açabilen pirinç patlaklı çikolata ve çikolatalı dondurma gibi “Türk Gıda Kondeksine Uygun Olarak Üretilmiştir”. Eczacılık Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından “internetten ilaç almayın” diye uyardığı, aslında ilaç olmayan (hatta bu ürünlere ilaç derseniz cezai yaptırıma maruz kalırsınız) bu ürünler pirinç patlaklı çikolata ve çikolatalı dondurma kadar masum ürünlerdir.

Bakkalda satılabilir, markette satılabilir, aktarda satılabilir, parfümeride satılabilir, eczanede satılabilir, ama internette satılmaz, satılamaz, satılmamalı, çünkü bakkal, market, aktar ve eczanenin amacı para kazanmak değildir, halkın sağlığını korumaktır, oysa internetten satanların amacı para kazanmaktır, onun için internetten alınmaz. Bir işi birileri para kazanmak için yapıyorsa onlardan alışveriş yapmamalıyız, amacının para kazanmakla alakası olmayan, bankadan kredi çekerek, yada babasının evini barkını satıp eczane açan ama amacı para kazanmak olmayan eczanelerden alışveriş yapmalıyız.

2- Yapılan açıklamada; bahsi geçen (hedef alınan) ürün grubunun neden internetten satın alınmaması gerektiğine dair açık bir saptama yoktur. Sadece internetten satın almayın denmekte, ve ilgili ürünlerin içersinde bulunan bitki ve bitki bileşenlerinin zararlı olabileceğinden bahsedilmektedir.

Oysa açıklamada bahsi geçen ürün grupları eczanelerde de satılmaktadır. (İnternet ve televizyon reklamlarında görebilirsiniz “Seçkin Eczanelerde” diye bu ürünleri eczanelerde de bulabileceğinizin altı çizilir)

Nasıl yani? A ürünün içersindeki karanfilin zararlı olabileceğinden bahsediyorsunuz, A ürünü içersindeki karanfil aczanede satılınca sağlığa zararlı olmuyor da; internette yada televizyon aracılığı ile satılınca mı zararlı oluyor? (internette satılınca evrim geçirip genetiği değişiyor bitkilerin, ondan böyle düşünülmüş olsa gerek).

Ne garip değil mi? Karanfil bitkisi içeren bir ürün internet yada televizyon aracılığı ile satılınca sağlığa zararlı olabiliyor da, eczanede satılınca zararlı olmuyor… Ayrıca sabahları çorbacıda hesabı öderken ağzınızın kokusunu gidersin diye kasada ücretsiz olarak aldığınız karanfil çorbacıda bedava dağıtılınca kabahat olmuyor, internet yada televizyon aracılığı ile satılınca mı kabahat oluyor.

Dikkat ediniz! Bu ürünleri almayın denmiyor açıklamada “İnternetten yada televizyon aracılığı ile almayın” deniliyor! Yani Eczacılık Genel Müdürlüğü uzmanları tarafından “işe yaramadığı” söylenen bu ürünleri İnternetten yada televizyondan almayın, Ama işe yaramasa bile eczanelerden alabilirsiniz. Çünkü onlara satışı serbest.

Bitkisel İlaçlar Ölümcül Sonuçlar Doğurabilir Açıklaması!

Dikkat edin! Öldürür yada öldürüyor denilmiyor, “ölümcül sonuçlar doğurabilir” deniliyor. Yani ortada henüz bitkisel ürünlerden ölen bir kişi yok, demek ki bu ürünlerin öldürdüğüne dair bir kanıt, saptama ve belge yok. (ölüm olaylarının yaşandığı zayıflama hapları sibutramin içermektedir, bu noktada bitkisel ürün değildir).

Ama Sağlık Bakanlığının diploma verdiği doktor ve Sağlık Bakanlığının Onay verdiği çok ilaç var öldürmüş, sakat bırakmış ve haberlere konu olmuş!

Demek ki Tarım ve Köyişleri Bakanlığının onay verdiği bitkisel ürünler, Sağlık Bakanlığı’nın diploma ve onay verdiklerine göre mahsumiyetlerini hala korumaktalar.

Bu Rant Kavgası Nereden Çıktı?

Teknolojinin gelişmesi ile doğru orantılı olarak E-Ticarette gelişmekte, ve insanlar ihtiyaçlarını gidermek için daima ne kolayı aramaktalar, artık süt, peynir, kola gibi ihtiyaçlarımızı bile (o hepimizin bildiği bilmem kaç “X”li marketler zinciri kapınıza kadar ücretsiz getiriyor) en kolay yoldan internetten yada telefonla gidermekteyiz.

Bu noktada kozmetik ve kişisel bakım ürünleri (özellikle marka ürünlerin) satışı internette hızla yayılmaktadır. Tüketiciler çıkıp sokak sokak, mağaza mağaza istediği ürünü aramak yerine internette birkaç dakika içersinde bulmakta ve satın alabilmektedir.

Konumuzu ilgilendiren kozmetik ve kişisel bakım ürünlerine ek olarak özellikle ABD ve Avrupa ülkelerinden ülkemize dalga dalga yayılan “Bitkisel Gıda Takviyeleri” katılmaktadır.

ABD ve Avrupa’da çok büyük bir pazar haline gelen “Bitkisel Gıda Takviyeleri” ülkemizde henüz doyum noktasına ulaşmamış ve hızla büyümektedir.

Dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de bu ürünlerin en büyük satış kanalı internettir.

Neden En Büyük Satış Kanalı İnternettir?

Satıcıların İnterneti Tercih Etmesi: Çünkü İnternet aracılığı ile tüm ülkeye satış yapabilirsiniz. A ürününü ithal ettiniz yada ürettiniz. A ürünü; taşıma, bayi bulma, tüm şehirlerde depolama gibi masraflar olmadan internet aracılığı ile tüm ülkeye hatta tüm dünyaya satabilirsiniz. Buda küçük ve orta ölçekli işletmelere kendi ürünlerini ithal edip, yada üretip tüm ülkeye satma şansı ve sektörün devlerine rağmen iş yapma şansı verir. Bu noktada satıcılar interneti yoğun olarak tercih etmektedir.

Alıcıların İnterneti Tercih Etmesi: Bahsi geçen ürünlerin alıcısı; Televizyonlarda saatlerce reklamlarını döndüren DEV HOLDİNGLERİN ürünlerine nazaran az satılmaktadır. İnsan sirkülasyonun çok yoğun olduğu caddelerde bulunan eczaneler dışındaki eczaneler ellerinde kalma riski olduğu için bu ürünleri raflarında bulundurmazlar. Çünkü 5 bin nüfuslu bir mahallede A ürünü alacak belki 3 belki 5 kişi vardır, oysa bir kolide en az 10 adet ürün bulunur. Buda onu rafına koyan eczacı için ürünün büyük bir bölümünün elinde kalması demektir. Bu aşamada tüketiciler bu ürünleri yaşadıkları bölgede bulamadıkları için internet yada televizyon aracılığı ile satın alırlar.

Tüketici İçin Çeşitlilik ve Seçim Şansı Arttı!

Yukarıda “satıcıların neden interneti tercih ettiğini” izah ettik. İnternet satışları sayesinde irili ufaklı birçok işletme ürün ithal edip, yada üretip tüketicilere ulaştırabilmektedir.

10 Yıl Önceyi Düşünün!

Saçlarınızın dökülmesini durdurabilmek için ABD’den Z markalı saç dökülmesi önleyici losyonu getirtebilmek için ne zahmetler çekerdiniz ve çoğunuz başarısız olurdunuz hatırladınız mı, tıpış tıpış en yakın eczaneye gider 2-3 DEV HOLDİNG’in saç dökülmesi için eczanelere koyduğu, ve amacı para kazanmak olmayan eczacılarında %150 karla sattığı o ürünleri alırdınız değil mi?

Oysa şimdi! ABD’de yada Avrupa’da var olup da ülkemizde bulamadığınız saç dökülmesi önleyici ürün var mı? Yok… peki bu ürünleri nereden alıyorsunuz? İnternetten… Bu ürünlerin her birini ithal eden bir işletme var, çünkü internet sayesinde DEV HOLDİNGLER dışındaki işletmelerde ithalat yaparak ürünlerini tüm ülkeye satabilmekteler. Eğer internet satışları olmasaydı bu işletmeler bu ürünleri sizlere sunamazlardı. Sizde sürekli 2-3 DEV HOLDİNG’in ürettiği yada ithal ettiği ürünleri kullanmak zorunda kalırdınız.

Siz tüketicilere bu çeşitliği ve seçim şansını sunan “İNTERNET SATIŞLARIDIR”.

Çeşitliğin Artması İle Pastanın Payı Bölündü!

Artık seçim şansınız çok, sen Z markalı saç dökülmesi önleyici ürünü alıyorsunuz, Mehmet C markalı, Hasan P markalı, Ayşe S markalı… Bu noktada pazarın bir kısmı, satış kanalları eczaneler olan dev holdinglerin elinden, küçük ve orta ölçekli işletmelere geçti. Buna kızmış olmalılar ki…

Ayrıca:  Bitkisel Gıda üreticisi  yada ithalatçısı olan firmalar ecza depolaraına, ecza kooparatiflerine ürün vermemektedir.Bunun nedeni ise ödemelerin 6 ay gibi bir zamana yayılması ve konsinye olarak ürünlerini bırakmak istememesidir.

Şifalı Bitkiler'de yer alan her türlü bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirmeye yönelik olup, hiç bir şekilde kişinin doktorundan bağımsız teşhis ve tedaviye yönlendirilmesi anlamına gelmemektedir. Zayıflama'dan sonuç almak için güvendiğiniz bir Bitkisel Tedavi uzmanına başvurunuz. @ Seo